Cildinizi çevresel kirlerden arındırın

Güneş ışınlarının, sigara dumanı ve hava kirliliği gibi çevresel faktörlerin, vücutta doğal antioksidanlarla beslenen serbest radikallerin üremesine neden olarak cilt yaşlanmasını hızlandırdığı biliniyor. Peki, en çok hangi elementler cilde zarar veriyor? Bunlardan en az ölçüde etkilenmek için neler yapmak gerekiyor? İşte yanıtları…

TONİK KULLANIN
Cildimiz, uzun bir süre ve devamlı olarak çevrenin hasar veren faktörlerine maruz kalırsa, vücutta serbest radikaller üremeye başlıyor. Kirlilik ve duman, bu oluşumu tetikliyor, ayrıca ciltteki gözeneklerin tıkanmasına neden oluyor. Bu kirlilikten arınmanın tek yolu, her dışarıya çıkışınızın veya sigara dumanına maruz kalışınızın ardından, cildi temizlemek.
Gübre ve fosil yakıtlardan çıkan reaktif azot, DNA’yı bozarak erken yaşlanmaya neden oluyor. Kanserojen pek çok özelliğe sahip olan reaktif azot radikalleri, strese karşılık veren protein ve genlerin aktivitesini de etkiliyor. Bu etkileri en aza indirmek için, doğal bitki özleri içeren, alkolsüz, yeniden yapılandırıcı tonikler kullanabilirsiniz.

KLİMA VE ISITICILAR CİLDİN NEMİNİ EMİYOR
Klima ve üflemeli ısıtıcılar, cildin koruyucu katmanının nemini emerek, cildin susuz kalmasına, ince çizgiler oluşmasına ve pullanmasına neden oluyor. Doğada ‘fitoremediasyon’ olarak bilinen, ortam temizleyici, kirli havayı filtreleyici özelliğe sahip 800 çeşit bitki var. Bu bitki özlerinden içeren cilt bakım ürünlerini tercih edebilirsiniz. Chanel ve Kinerase gibi markalar, ürünlerinde bu özleri kullanıyor.

YAPAY IŞIĞIN ETKİSİNE DİKKAT!
İç mekanlarda cildi olumsuz etkileyen faktörlerin başında yapay ışık, özellikle de floresan ve halojen kaynakları geliyor. Bu kaynakların yaydığı yüksek dozda mavi ışık, serbest radikal hasarına ve cildin yaşlanmasına neden oluyor. Bunu önlemek için iç mekanlarda uzun süre kalmamaya özen göstermelisiniz. Cildin nem dengesini kontrol altına alan peeling kremleri kullanmak da faydalı olacaktır.