Batı tarzı diyet kansere mi yol açıyor?

Tıbbi Onkoloji bölümünden Uz. Dr. Dilek Erdem “kanser hastalığı ve beslenme” hakkında bilgi verdi.

Dr. Erdem, “Kanser günümüzün en sık rastlanan hastalıklarından biridir. Kanser; hasarlı hücrenin kontrolsüz çoğalması ile oluşur. Dünyada her yıl 13 milyon kişi kanser tanısı alırken yine yılda 8 milyon kişi kanser sebebiyle hayatını kaybediyor. Görüntüleme yöntemleri ile kanser daha erken safhalarda teşhis edilir. Kanserden korunma stratejileri ise çevresel ve yaşam tarzı ile ilişkili risk faktörleri üzerine yoğunlaşır. Tüm kanser sebeplerinin yaklaşık yarısını önlenebilir durumlar oluşturuyor” diye konuştu.

KADINLARDA DİYET YAĞ ORANLARI AZALDIKÇA MEME KANSERİ RİSKİ AZALMIŞ

Kanserle ilişkili birçok beslenme faktörünün incelendiğini söyleyen Uz. Dr. Dilek Erdem, “Kanser ile ilgili olduğu düşünülen belli başlı diyet faktörleri, diyette tüketilen yağ, kırmızı et, sebze-meyve tüketimi, lifli gıda alımı, günlük kalori alımı, vitamin ve mineraller sayılabilir. Diyette yağ tüketiminin kanser ile olan ilişkisi birçok araştırma ile incelenmiş. Yapılan en geniş çalışmada 8.1 yıllık takipte diyette hayvani yağ alımını azaltan ve azaltmayan hastalar arasında kolon kanseri gelişimi açısından hiçbir fark bulunmamış. Benzer bir çalışmada ise kadınlarda diyet yağ oranları azaldıkça meme kanseri riski azalmış. Prostat kanseri de diyette yağ alımı ile ilişkilidir” şeklinde konuştu.

UZUN SÜRELİ İŞLENMİŞ KIRMIZI ET TÜKETİMİ KOLON KANSERİNE DAVETİYE ÇIKARIYOR

Kırmızı etin, kolon kanserinde artışa yol açtığının, birçok çalışmada gösterildiğini vurgulayan Dr. Erdem, özellikle uzun süreli işlenmiş kırmızı et tüketimi kolon kanseri gelişimi için belli başlı risk faktörlerinin başında geldiğini söyledi.

SOYA TÜKETİMİ KANSERİ AZALTIYOR

Erdem, “Sebze-meyve tüketimi ile kolon kanseri riskinin azaldığı düşünülmekte ise de bu konu hala tartışmalıdır. Domates ve diğer kırmızı meyvelerde bulunan doğal antioksidan olan ‘likopen’ in başta prostat kanseri olmak üzere yumurtalık kanseri, mide ve pankreas kanserini azalttığı düşünülmüştür. Çok yakında sonuçları açıklanan bir çalışmada ‘likopen’in prostat kanseri ve prostattan ölüm riskini azalttığı gösterilmiştir. Özellikle soya tüketiminin yüksek olduğu Uzak doğuda kadınlarda meme ve akciğer kanserinde azalma saptanmış” ifadelerini kullandı.

Erdem, “Günlük besin alımı ile yumurtalık kanseri gelişim riskinin arttığına dair kanıtlar olsa da henüz bu konu tartışmalıdır. 80 bin kadını inceleyen bir çalışmada diyetinde yağ oranı düşük kadınlarda meme kanseri daha az görülmüş. Besinlerle kalsiyum alımı, sindirim sistemi tümörlerini özellikle de kolon kanserini azaltıyor” açıklamasında bulundu.

BATI TARZI DİYET İSE KOLON KANSERİNDE YÜZDE 30’LUK BİR ARTIŞA SEBEP OLUR

Vitaminlerin kanser oluşumuna olumlu ya da olumsuz etki etmeyeceğini söyleyen Dr. Erdem şu bilgileri verdi, “Yalnızca vitamin D’nin kolon kanserini azalttığına ilişkin bilgiler mevcuttur. Fazla kalsiyum alımı kolon kanserini azaltabilir ancak prostat kanserini artırdığı düşünülüyor. Selenyum ve vitamin E’nin antioksidan etkisi olduğu biliniyor ancak kanser riskini azaltmaz. Folik asit yeşil yapraklı sebze ve meyvelerde, tahıl ve hububatlarda, fındık ve ette bulunur. Folik asitin kolon kanseri riskini azalttığı ile ilgili görüşler ön plandadır. Beta karoten, sarı, turuncu ve yeşil yapraklı meyve ve sebzelerde bulunur. Özellikle havuç, ıspanak, marul, domates ve portakalda yer alır. Vitaminler içinde alındığında akciğer kanseri riski artabilir. Doğal yollarla alındığında kanseri artırmaz. Diyet içeriği kadar diyet şekilleri de kanser riski ile ilgili olabilir. Akdeniz diyeti sebze, meyve, fındık, baklagiller, tam tahıl ekmeği, balık ve zeytinyağından zengindir. Kanser riskini azaltan bir beslenme şekli olduğu düşünülür. Batı tarzı diyet ise kolon kanserinde yüzde 30’luk bir artışa sebep olur.